MALZEMELER:
YAPILIŞI:

MALZEMELER:
Hamuru için;
5 su bardağı un
1 adet yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
yeterince su
iç malzemesi;
250 gr. kıyma
1 adet orta boy soğan
1 çay bardağı hafif haşlanmış pirinç
2-3 çorba kaşığı sıvı yağ
tuz, karabiber
üzeri için;
1 - 1,5 litre tavuk veya et suyu (sıcak olacak)
YAPILIŞI:
Unu uygun bir kap içine alıp yumurta ve tuzu ekleyin. Çok sert olmayan bir hamur kıvamına gelene kadar su ilave edin. Üzerini temiz ve nemli bir bezle örtüp, bir kenarda dinlenmeye bırakın. Bu arada iç harcı hazırlayın. Bunun için; ince ince kıydığınız soğanları sıvı yağda soteleyin. Kıymayı ilave edip kavurun. Yıkanmış pirinci, tuzu ve karabiberi de ekleyip bir kaç dakika daha çevirin. Hamurdan portakal büyüklüğünde bezeler yapıp, yaklaşık 2mm. kalınlıkta açın. Düz bir bıçak ile 3-4cm.lik karelere bölün. Her bir karenin içine yeterli miktarda kıymalı harçtan koyun ve dört bir köşesini üstte birleştirerek bohça şeklinde kapatın. Hazırladığınız mantıları yağlanmış fırın tepsisine sıkı sıkıya yerleştirin. Hamur bitene kadar aynı işlemlere devam edin. Önceden ısıttığınız 180-200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği savaşın temsili başlangıcı: 8 Mart!
8 Mart 1857'de Amerika'nın New York kentinde tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadının düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grevler yapması olarak kabul edilmektedir.
Bu olaylardan 52 yıl sonra Danimarka'nın Kopenhag şehrinde düzenlenen Kadın Sosyalist Enternasyonal toplantısında 8 Mart 1857’de New York'ta başlayan, kadınların haklarını kazanılması ve kadınların birlikteliği mücadelesinin her yıl Kadın Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdılar.
Kadın hakları mücadelesinde 1975 yılı büyük özellik taşıyordu. Uluslararası Kadınlar Yılı olarak kutlandı. Bu yıl etkinlikleri içerisinde Birleşmiş Milletler 8 Mart gününü Dünya Kadınlar Günü olarak kutlamaya başladı. İki yıl sonra 1977'de, Birleşmiş Milletler genel toplantısında Kadın hakları, uluslararası barış günü olarak kabul edildi.
Bu kabulün altında iki temel neden açıklandı, Dünya barışının korunması, sosyal gelişim için ve temel insan haklarının kullanılması için kadınlarında eşitlik ve kendilerini geliştirmelerine olanak tanınması gereksinimi idi. Kadınlara eşit hakların verilmesinin Dünya barışını güçlendireceği kabul edildi.
Dünya Kadınlar Günü kadınlar açısından çok daha farklı bir gün günümüzde. Kadın haklarının kazanılmasında nerelerden başlandığını ve bugünlere nasıl gelindiğinin hatırlanması içinde özel bir gün. Birçok gelişmiş ülkede kadın hakları çok ilerlemeler göstermiş olsa da, ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde kadın hakları ne yazık ki istenen seviyelerden oldukça uzakta. Dünya Kadın Günü dünya kadınları arasında da bir dayanışma ve deneyim değişimi günü.
Dünya Kadınlar Günü ülkemiz içinde de kadın haklarının kazanılması, iyileştirilmesi için konunun gündeme gelmesinde de önemli bir gün. Kadın haklarının ülkemizde kullanımı ne yazık ki homojen bir dağılım göstermiyor. Kazanılan deneyimlerin, tüm ülke sathına yayılması için yılda bir gün olsa da Dünya Kadınlar Günü bizim için ayrı bir önem taşıyor.
Dünya genelinde kadın haklarında son yıllarda meydana gelen artış dahi birçok gerçeği değiştirebilecek nitelikte değildir. Dünyadaki en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın, dünyadaki eğitim almamış insanların büyük çoğunluğu yine kadınlar. Kadınlar bugün ülkemizde de erkeklere göre yüzde 25 - 50 oranında daha az ücretle çalıştırılmaktadırlar.
TÜRKİYE'DE 8 MART KADINLAR GÜNÜ
İlk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlayan 8 Mart, 1975 yılında daha yaygın olarak kutlandı ve sokağa taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programında Türkiye de etkilenmiş, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapılmıştır. 1980 askeri darbesinden sonra dört yıl anılmadı 8 Mart. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından Dünya Kadınlar Günü kutlanmaya başlandı.
Kadınlar 80'li yıllarda 8 Mart'ı izinli yürüyüş ve şenliklerle kutlayamamışlarsa da, küçük gruplar mütevazi kutlamalarını sürdürdüler. 90'lı yıllarda kadın kuruluşlarının sayı ve çeşitliliğinin artması ile beraber 8 Mart daha geniş bir katılımla kutlanılır oldu.
Bugünün Dünya Kadınlar Günü olmasını sağlayan tarihteki bazı önemli kilometre taşları şunlardır:
1857 New York: Kadınlar 12 saatlik günlük çalışma saatine, düşük ücrete karşı yürüyüşler yaptılar. Polis tarafından dağıtıldılar.
1908 New York: 15.000 kadın daha kısa çalışma saati, daha iyi gelir ve oy hakkı için yürüdü. Doğum izni istediler. Kullandıkları slogan "Ekmek ve Gül" idi. Ekmek yaşama güvencesi, karın tokluğunu, gül ise daha kaliteli yaşamı simgeliyordu.
1909: İlk Kadın Günü 28 Şubat'ta kutlandı. Avrupa'daki kadınlar da Şubat ayının son pazar gününü Kadın Günü olarak kutladı.
1910: Clara Zetkin isimli bir Alman sosyalist kadın, kadın Sosyalist Enternasyonali'nde Dünya Kadınlar Günü olmasını önerdi ve kabul edildi.
1911: Kophenhag kararından sonra ilk kez 19 Mart ta Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre de kutlandı. Yüz binlerce kadın ve erkek değişik aktiviteler yaptılar. Oy verme, seçme seçilme hakları yanı sıra meslek edinme ve mesleki eğitim görme haklarını istediler. Bu kutlamalardan 2 hafta sonra Triangel yangınında 140 kadın öldü. Bu olay Amerika çalışma kurallarını büyük ölçüde etkileyen bir yere sahiptir.
1917: Rus kadınlar "ekmek ve barış" için grev yaptılar. Yaşam koşullarının kötülüğünü protesto ettiler. Bu olay 8 Mart'ta olmuştur ve daha sonra bütün Avrupa ülkeleri tarafından da kabul görmüştür.
1977: Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kadın Hakları ve Dünya Barışı Günü olarak 8 Mart'ı kabul etti.

KADIN
Kimi der ki kadın,
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın,
Yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki, ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki, hamur yoğuran.
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal.
O benim kollarım, bacaklarım.
Yavrum, annem, karım, kız kardeşim, hayat arkadaşımdır.
Nazım HİKMET

TADINA VE KOKUSUNA DAYANAMADIĞIM LEZZETLERDEN BİRİDİR KABAK MÜCVERİ. ARADA SIRADA HAFİF OLMASI İÇİN FIRINDA YAPTIĞIM DA OLUR. AMA KIZARTMANIN YERİNİ TUTMUYOR TABİİKİ. YAZDAN BERİ ARŞİVİMDE BEKLİYORDU. TARİFİ YAZARKEN BİLE ÇOK CANIM ÇEKİ. :)))
MALZEMELER:
1/2 kg. kabak
2 adet yumurta
1/2 demet maydanoz
6-7 dal taze soğan
1 - 1,5 su bardağı un
tuz, karabiber ve dilediğiniz baharatlar
kızartmak için sıvı yağ
YAPILIŞI:
Kabakları yıkayıp, kabuklarını soyduktan sonra rendeleyin. İki avcunuzun arasında sıkarak fazla suyunu alın. Derince bir kabın içine alıp yumurtaları, ince kıyılmış maydanoz ve taze soğanı, unu ve baharatları ekleyip karıştırın. Mücver hamuru ne çok sulu, ne de çok katı olmalı. Bu yüzden unu azar azar ilave edin. Bir kaşık yardımıyla tavadaki kızgın yağa döküp yayarak önlü arkalı kızartın. Kağıt havlu serilmiş servis tabağına alıp, sıcak sıcak servis edin. AFİYET OLSUN...